Noterler, hukuki işlemlerin güvenliğini sağlamak, belgeleri resmileştirmek ve uyuşmazlıkları önleyici bir rol üstlenmekle görevli kamu görevlileridir. Kira sözleşmelerinden vekâletnamelere, vasiyetnamelerden taşınmaz satış sözleşmelerine kadar birçok işlemde vatandaşlar noterlere başvurur. Bu nedenle noterlerin yaptıkları işlemlerin doğruluğu, eksiksizliği ve zamanında gerçekleştirilmesi büyük önem taşır.
Türk Ceza Kanunu Madde 162:
“Stajiyer, katip ve katip adayları tarafından yapılmış olsa bile noterler, bir işin yapılmamasından veya hatalı yahut eksik yapılmasından dolayı zarar görmüş olanlara karşı sorumludurlar.
Taşınmaz satış sözleşmesinin düzenlenmesinden dolayı oluşan zarardan noterler de sorumludur. Bu zararın Devlet tarafından ödenmesi hâlinde Devlet, sözleşmeyi düzenleyen notere rücu eder. Notere karşı açılacak davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür.
Noter, birinci ve ikinci fıkralar gereğince ödediği miktar için, işin yapılmaması, hatalı yahut eksik yapılmasına sebep olan stajiyer veya noterlik personeline rücu edebilir.”
NOTERLERİN HUKUKİ SORUMLULUĞU NEYE DAYANIR?
Noterlerin sorumluluğu Noterlik Kanunu’nun 162. maddesi ile açıkça düzenlenmiştir. Bu maddeye göre:
“Stajyer, kâtip ve kâtip adayları tarafından yapılmış olsa bile noterler, bir işin yapılmamasından veya hatalı yahut eksik yapılmasından dolayı zarar görmüş olanlara karşı sorumludur.”
Yani bir işlemde hata noter personelinden kaynaklansa bile, hukuki sorumluluk doğrudan notere aittir. Noterlik işleminin hatalı veya eksik yapılması nedeniyle bir kişinin zarara uğraması halinde, noter tazminat ödemek zorunda kalır.
TAŞINMAZ SATIŞ SÖZLEŞMESİNDE NOTER SORUMLULUĞU
2022 yılında yapılan bir değişiklikle, noterlerin sorumluluk alanı daha da genişletilmiştir. Artık taşınmaz satış sözleşmesinin düzenlenmesi nedeniyle ortaya çıkan zararlardan da noterler sorumlu tutulmaktadır.
Yeni düzenlemeye göre, bu zararın Devlet tarafından karşılanması durumunda, Devlet zararı ilgili notere rücu eder.
Bu durum, özellikle gayrimenkul işlemlerinde noterlerin dikkat ve özen yükümlülüğünü artıran bir gelişme olmuştur.
NOTER ALEYHİNE TAZMİNAT DAVASI NASIL AÇILIR?
Noterin hatalı veya eksik işlem yapması nedeniyle zarara uğrayan kişi, noter aleyhine tazminat davası açma hakkına sahiptir. Bu davanın bazı önemli özellikleri şunlardır:
- Yetkili Mahkeme: Davalar, noterin bulunduğu yer mahkemesinde görülür.
- Delil: Noterlik işlemiyle ilgili tüm belgeler ve zararın doğduğunu kanıtlayan evraklar dosyada yer almalıdır.
Noter, mahkeme kararı ile tazminat öderse, bu zarar stajyer ya da personel kaynaklıysa ilgili personele rücu etme hakkı bulunmaktadır.
NOTER HATALARINA ÖRNEKLER
- Noter tarafından vekâletnamenin eksik düzenlenmesi ve bu nedenle işlemin gerçekleşememesi
- Tapu devri işleminde gerekli bilgilerin eksik ya da yanlış yazılması
- Miras sözleşmesinde yasal zorunluluklara uyulmaması
- İmzaların usule uygun alınmaması ve sahtecilik iddiaları
Bu tür durumlarda kişi uğradığı zararın karşılanması için hukuki süreci başlatma hakkına sahiptir.
NOTERLERİN KUSURSUZ SORUMLULUĞUNUN ŞARTLARI
Noterler, Noterlik Kanunu uyarınca bir “güven kurumudur”. Yani toplum nezdinde güven sağlayan, doğruluğu ve resmiyeti teminat altına alan işlemleri gerçekleştirmekle görevlidirler. Noterlerin yaptığı işlemler; kanundaki şekil şartlarına, usullere ve yüksek bir dikkat standardına bağlıdır.
Bu nedenle noterlerin sorumluluğu, sıradan bir dikkat eksikliğinin ötesinde, kusursuz sorumluluk esasına dayanır. Yani zarar gören kişinin tazminat talep etmesi için noterin kusurunu ispatlamasına gerek yoktur.
KUSURSUZ SORUMLULUK NEDİR?
Kusursuz sorumluluk, hukukta istisnai bir sorumluluk türüdür. Bu rejime göre, zarar gören kişi yalnızca bir işlem, zarar ile işlem arasında illiyet bağı olduğunu ispatlayarak tazminat talebinde bulunabilir.
Noterlerin kusursuz sorumluluğu kapsamında tazminat davası açmak için şu üç şart yeterlidir:
- Noterin veya çalışanının bir işlem ya da eylemi olması,
- Bu işlem ya da eylem sonucunda bir zararın doğması,
- İşlem ile zarar arasında uygun illiyet bağının (nedensellik ilişkisinin) bulunması.
NOTER DAVALARINDA KUSUR İSPATINA GEREK YOKTUR
Zarar gören kişi, davada noter ya da personelinin kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Çünkü kanun koyucu, noterlik işlemlerinin uzmanlık gerektirdiğini ve hata yapılmaması gerektiğini varsayarak, kusur aramaksızın notere sorumluluk yüklemektedir.
Dolayısıyla, noter tarafından yapılan bir işlem hatası sonucunda uğradığınız zararda, yalnızca işlemin hatalı olduğunu ve bu nedenle zarara uğradığınızı ortaya koymanız yeterlidir. Kusur ispatı aranmaz.
Bu sistem sayesinde, vatandaşların noter işlemlerine olan güveni korunur. İşlemlerdeki güvenlik seviyesi artar.
SONUÇ: NOTER İŞLEMLERİ ÖNEMLİDİR, HAKLARINIZI BİLİN
Noter işlemleri sıradan görünür. Ancak geri dönüşü zor ve maddi kayba yol açan sonuçlar doğurur. Bu nedenle, noter işleminde bir hata olduğunu düşünüyorsanız, süreci bir avukatla birlikte değerlendirmeniz oldukça önemlidir. Hakkınız olan tazminatı talep eder, uğradığınız zararın karşılanmasını sağlarsınız.
📌 HUKUKİ DESTEK ALMAK İÇİN BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN
Eğer bir noter işleminden dolayı mağdur olduysanız hukuki danışmanlık ve dava desteği için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
⚖️Bizimle iletişime geçin – Size en doğru hukuki desteği sağlayalım.
📌 Menderes Avukat – Av. Ardahan ÇAKIR
📍 Kasımpaşa Mah. 203 Sk. No:1 İç Kapı No:103 Menderes/İZMİR
📞 +90 530 180 82 49
