Sulh hukuk mahkemesi, Türk yargı sisteminde özel nitelikli bazı uyuşmazlıkların çözüm yeri olarak görev yapan ilk derece mahkemelerindendir. Bu mahkemeler, özellikle kira davaları, ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) ve zilyetliğin korunması davaları gibi özel konulara bakar. Peki, sulh hukuk mahkemesi nedir, hangi davalara bakar ve görev alanı nedir? Bu yazımızda, sulh hukuk mahkemelerinin görevlerini yasal dayanaklarıyla birlikte detaylı şekilde ele alacağız.
SULH HUKUK MAHKEMESİ NEDİR?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 4:
“(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın;
a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları,
b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları,
c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları,
ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları,
görürler.”
Sulh hukuk mahkemesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. maddesi ile görev alanı belirlenmiş olan, hukuk mahkemeleri arasında yer alan bir yargı birimidir. Bu mahkemeler, dava konusunun değerine bakılmaksızın, belirli nitelikteki uyuşmazlıklara bakmakla görevlidir.
SULH HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREVLERİ NELERDİR?
1. Kira Uyuşmazlıkları
Sulh hukuk mahkemeleri, kira ilişkisinden kaynaklanan davalara bakmakla görevlidir. Bu kapsamda;
- Kira alacağı,
- Kira tespiti,
- Tahliye davaları (ilamsız icra hariç),
- Kira sözleşmesinin feshi gibi konular sulh hukuk mahkemelerinin görev alanına girer.
📌 Not: İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız tahliye davaları bu kapsamın dışındadır.
2. Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şüyu) ve Mal Paylaşımı Davaları
Birden fazla kişi tarafından paylaşılan taşınır veya taşınmaz malların:
- Ortaklığının sona erdirilmesi,
- Paylaştırılması amacıyla açılan davalarda görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir.
Bu tür davalar, özellikle miras paylaşımı sonrası sıkça karşılaşılan hukuki meselelerdendir.
3. Zilyetliğin Korunmasına İlişkin Davalar
Sulh hukuk mahkemeleri, sadece zilyetliğe (fiili hakimiyete) dayalı davalara bakar. Bu davalarda:
- Mülkiyet değil, fiili hâkimiyetin korunması esastır.
- Taşınır veya taşınmaz malların zilyetliğine müdahale eden kişilere karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görev alanına girer.
4. Diğer Kanunlarda Sulh Hukuk Mahkemesine Verilen Görevler
Bazı özel kanunlar sulh hukuk mahkemesini veya hâkimini açıkça görevli kılabilir. Örneğin:
- Vesayet işleri (vasi atanması, vasilikten azil vb.),
- Mirasçılık belgesi talebi gibi işler,
- Çekişmesiz yargı işleri konuları da bu kapsamdadır.
SULH HUKUK MAHKEMESİ HANGİ DAVALARA BAKAR?
Sulh hukuk mahkemeleri, Türk hukuk sisteminde bazı özel hukuk davalarına bakmakla görevli ilk derece mahkemeleridir. Bu mahkemeler, özellikle kira, miras ve zilyetlik gibi konularda uzmanlaşmış olup dava değerine bakılmaksızın belirli uyuşmazlıklarda yetkilidir.
Sulh Hukuk Mahkemesinin Görevli Olduğu Başlıca Davalar:
- Kira uyuşmazlıkları:
- Kiralananın tahliyesi
- Kira tespit davası
- Kira bedelinin uyarlanması
- Kira sözleşmesinin iptali
- Kat mülkiyetine dayalı davalar
- İzale-i şuyu (ortaklığın giderilmesi) davaları
- Miras ve terekeye ilişkin davalar:
- Terekenin tespiti
- Mirasın reddi
- Miras ortaklığına temsilci atanması
- Terekenin borca batık olduğunun tespiti
- Vesayet ve kayyımlıkla ilgili davalar:
- Vasi veya kayyım atanması
- Vasiyetnamenin açılması
- Zilyetliğin korunmasına ilişkin tek başına açılan davalar
- Çocuk mallarının korunması
- Arabuluculuk sonucunda verilen anlaşmaların icra edilebilirlik şerhiyle onaylanması
DAVA NASIL AÇILIR?
Sulh hukuk mahkemelerinde dava açmak için;
- Yetkili ve görevli mahkemeye hitaben hazırlanmış bir dava dilekçesi,
- Dava konusunu destekleyen belgeler,
- Gerekli harç ve masrafların yatırılması gerekir.
📎 Ayrıca, bazı hallerde arabuluculuk şartı da aranır. Özellikle kira alacakları gibi konularda zorunlu arabuluculuk süreci tamamlanmadan dava açılamaz.
SULH HUKUK MAHKEMESİ KARARLARINA KARŞI İSTİNAF VE TEMYİZ YOLU (2025 GÜNCEL)
Mahkeme tarafından verilen kararlara karşı belirli koşullar altında istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurmak mümkündür.
Sulh Hukuk Mahkemesi Kararına Karşı İstinaf Nedir?
İstinaf, ilk derece mahkemesi olan sulh hukuk mahkemesinin verdiği kararın, hem olay (vakıa) hem de hukuk yönünden bir üst mahkeme olan bölge adliye mahkemesi tarafından incelenmesini sağlayan kanun yoludur.
- Başvuru süresi: Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğinden itibaren 2 hafta
- Başvuru yeri: Kararı veren sulh hukuk mahkemesine, istinaf dilekçesi sunularak yapılır.
İstinaf Başvurusu İçin Parasal Sınır (2025)
2025 yılı itibarıyla, sulh hukuk mahkemesi kararlarına karşı istinaf başvurusu yapılabilmesi için:
- Dava konusunun miktar veya değerinin en az 40.000 TL olması gerekir.
- Bu sınırın altında kalan kararlar kesin niteliktedir ve aleyhine istinaf başvurusu yapılamaz.
(HMK m. 341/2)
Hangi Kararlara Karşı İstinaf Başvurusu Yapılamaz?
Kural olarak:
- Ara kararlar (yani davayı sona erdirmeyen kararlar) aleyhine istinaf başvurusu yapılamaz.
- Ancak, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz gibi kararlar istisna oluşturur. Bu kararlar, son kararı beklemeden doğrudan istinaf edilebilir. (HMK m. 341/1)
Sulh Hukuk Mahkemesi Kararına Karşı Temyiz Mümkün mü?
Genel kural olarak, sulh hukuk mahkemesi kararlarına karşı yapılan istinaf başvurusu sonucu verilen bölge adliye mahkemesi kararları kesindir. Ancak bazı istisnalar mevcuttur.
Temyiz Başvurusu Yapılabilecek Durumlar
Kira ilişkisinden doğan ve alacak talebi içeren davalar ancak miktar itibarıyla sınırı aşması hâlinde temyiz edilebilir. Temyiz, istinaf incelemesi sonunda verilen hükmün hukuki denetimini sağlayan kanun yoludur.
- 2025 yılı için parasal sınır: İstinaf mahkemesi kararında yer alan miktar veya değerin 544.000 TL’yi aşması gerekir. (HMK m. 362/1-a)
- Bu sınırın altındaki istinaf kararları kesindir bu sebeple Yargıtay’a temyiz edilemez.
Hangi Kararlara Karşı Temyiz Başvurusu Yapılamaz?
- Zilyetliğin korunması davaları,
- Ortaklığın giderilmesi davaları,
- Kat Mülkiyeti Kanunu dışındaki özel kanunlardan doğan, taşınmazın aynına ilişkin olmayan davalar,
gibi HMK madde 4 kapsamındaki davalarda verilen istinaf kararları kesindir bu sebeple temyiz edilemez.
Ayrıca:
- İstinaf mahkemesinin ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz gibi kararlarına karşı da temyiz yolu kapalıdır.
ÖZETLE
| Kanun Yolu | Parasal Sınır (2025) | Süre | Başvuru Yeri |
| İstinaf | 40.000 TL ve üzeri | 2 hafta | Kararı veren sulh hukuk mahkemesi |
| Temyiz | 544.000 TL ve üzeri | 2 hafta | Bölge adliye mahkemesi üzerinden Yargıtay |
SIK SORULAN SORULAR (SSS)
Sulh hukuk mahkemesinde hangi davalar görülmez?
Genel nitelikli alacak, tazminat, boşanma, iş davaları gibi uyuşmazlıklar sulh hukuk değil, ilgili diğer mahkemelerde görülür.
Kira sözleşmesine dayalı tahliye davası sulh hukuk mahkemesinde mi açılır?
Evet. Ancak ilamsız tahliye işlemleri icra müdürlüğü nezdinde yapılır.
Sulh hukuk mahkemesi kararları istinafa götürülebilir mi?
Yazımızda bahsettiğimiz üzere belirli bir parasal sınırı aşan kararlar için istinaf (bölge adliye mahkemesi) yolu açıktır.
📞 HUKUKİ DESTEK ALMAK İÇİN BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN
Davanızın hangi mahkemede açılacağı konusunda kararsız mısınız? O halde hemen bizimle iletişime geçin! Hukuki sürecinizi profesyonelce yönetelim.
Hemen bizimle iletişime geçin
📞 +90 530 180 82 49
