Ortak Hayatın Yeniden Kurulamaması

Ortak Hayatın Yeniden Kurulamaması Nedeniyle Boşanma Davası

Türk Medeni Kanunu (TMK) madde 166/4, evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma davalarının özel bir türünü düzenler. Bu maddeye göre boşanma davasının reddine karar verilmesi ve kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ortak hayatın yeniden kurulamaması sebebiyle evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır. Bu bağlamda ,eşlerden birinin istemiyle boşanmaya karar verilir.

Bu düzenleme evlilik birliğini devam ettirmenin artık mümkün olmadığı durumlarda tarafların haklarını ve huzurunu korumayı amaçlar. Aşağıda bu konuyu detaylı olarak ele alıyoruz.

Türk Medeni Kanunu Madde 166/4:

Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

TMK Madde 166/4’ün Şartları

Bu hükümle boşanma davası açılabilmesi için belirli şartların gerçekleşmesi gerekir:

Daha Önce Açılan Boşanma Davasının Reddedilmesi

Bir boşanma davası açılmış ve bu dava mahkeme tarafından reddedilmiş olmalıdır. Bu reddin gerekçesi evlilik birliğinin henüz temelden sarsılmamış olması veya davayı açan eşin kusurunun daha ağır olması gibi nedenlere dayanır.

Reddin Kesinleşmesi

Mahkeme tarafından verilen ret kararının kesinleşmesi gerekir. Kesinleşme tarafların karara itiraz etmemesi veya itirazın sonuçlanmasıyla gerçekleşir.

Bir Yıllık Süre

Ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl boyunca ortak hayat yeniden kurulamamış olmalıdır. Bu süre içinde tarafların birlikte yaşaması veya evlilik birliğini yeniden tesis etmesi durumunda bu maddeye dayanarak boşanma davası açılamaz.

Ortak Hayatın Kurulamaması

Bir yıllık süre içinde eşler arasında ortak yaşamın yeniden tesis edilmediğinin mahkeme tarafından tespit edilmesi gerekir. Burada ortak hayat, sadece aynı çatı altında yaşamak anlamına gelmez. Eşlerin duygusal ve sosyal olarak evlilik birliğini sürdürebilecek bir ilişki kuramamaları da ortak hayatın kurulamaması olarak değerlendirilir.

Ortak Hayatın Yeniden Kurulamaması Nedeniyle Açılan Boşanma Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle açılan boşanma davasında görevli ve yetkili mahkeme genel boşanma davasında olduğu gibi Türk Medeni Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre belirlenir.

Görevli Mahkeme

Ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle açılan boşanma davalarında Aile Mahkemesi görevli mahkemedir.

Yetkili Mahkeme

Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Türk Medeni Kanunu’na göre yetkili mahkeme aşağıdaki seçeneklerden biridir:

  1. Taraflardan Birinin Yerleşim Yeri Mahkemesi:
    • Boşanma davası, taraflardan herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesinde olur.
    • Yerleşim yeri ikametgâhın bulunduğu yerdir.
  2. Eşlerin Son Altı Ay Birlikte Oturdukları Yer Mahkemesi:
    • Eğer taraflar evlilik birliği süresince aynı yerde yaşamışlarsa,bu yerin mahkemesi de yetkilidir.
    • Bu, evlilik birliği içinde son ortak konutun bulunduğu yerdir.

Pratik Örnek

  • Ahmet ve Ayşe bir yıl boyunca ayrı yaşamış ve ortak hayatı yeniden kuramamışlardır. Ahmet, boşanma davasını:
    • Ayşe’nin yerleşim yeri mahkemesinde,
    • Son birlikte oturdukları yer olan Ankara’daki mahkemede,
    • Kendi yerleşim yeri olan İzmir’deki mahkemede açma hakkı vardır.
  • Yetkili mahkeme hangisi olursa olsun, davada görevli olan mahkeme Aile Mahkemesi‘dir.

Ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle açılan boşanma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesi, yetkili mahkeme ise tarafların yerleşim yerleri veya son birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Doğru mahkemede dava açmak davanın hızlı ve etkin bir şekilde sonuçlanmasını sağlamak açısından önemlidir. Bu süreçte bir avukattan destek alınması, hukuki hataların önüne geçmek için faydalı olacaktır.

Ortak Hayatın Yeniden Kurulamaması Nasıl Kanıtlanır?

Mahkemeler, ortak hayatın yeniden kurulamamasını tespit ederken çeşitli delillere başvurur:

  • Tarafların ayrı yerlerde yaşadığını gösteren ikamet kayıtları,
  • Tarafların birbirine karşı açtığı davalar veya iletişim eksikliği,
  • Tanık beyanları,
  • Uzun süreli iletişim ve temas eksikliği.

Mahkeme bir yıl boyunca eşler arasında fiili bir birleşme olmadığı kanaatine varırsa evlilik birliğinin temelden sarsıldığını kabul eder.

TMK Madde 166/4’ün Amacı

Bu düzenleme uzun süre fiilen sona ermiş olan bir evliliğin hukuki anlamda da sona erdirilmesini kolaylaştırmayı hedefler. Şu noktalar dikkate alınır:

  • Evliliği fiilen sona ermiş olan tarafların zorla evli tutulmasının önlenmesi,
  • Uzun süre süregelen ayrılığın taraflar üzerinde duygusal ve sosyal etkilerinin azaltılması,
  • Toplumda hukuki güvenliğin ve düzenin sağlanması.

Davanın Sonuçları

Boşanma Kararı

Mahkeme ortak hayatın yeniden kurulamamış olduğunu tespit ederse doğrudan boşanmaya karar verir. Bu davada eşlerin kusurları incelenmez, yalnızca ortak yaşamın kurulup kurulmadığı değerlendirilir.

Boşanmanın Ferileri

Eşler arasındaki nafaka, tazminat, velayet ve mal paylaşımı gibi konular bu dava sonucunda karara bağlanır. Ancak bu süreçte tarafların önceki boşanma davasındaki taleplerine ve kusur durumlarına da bakılabilir.

Yargıtay Uygulamaları

Yargıtay TMK madde 166/4’ün uygulanmasında şu hususları dikkate alır:

  • Bir yıllık sürenin dolmuş olması yeterlidir. Bu süre içinde ortak yaşamın kurulmaması evliliğin temelden sarsıldığına dair bir karine oluşturur.
  • Tarafların ayrı yaşadığı dönemde birbirine karşı olumsuz bir tutum sergileyip sergilemediği ortak hayatı yeniden kurma çabası gösterip göstermediği inceleme konusu olur.

Örnek Bir Durum

Ahmet ve Ayşe arasında evlilik birliği sarsıldığı gerekçesiyle boşanma davası açılmış. Mahkeme, Ayşe’nin daha az kusurlu olduğuna karar vererek davayı reddetmiştir. Ret kararının kesinleşmesinden sonra Ahmet ve Ayşe bir yıl boyunca ayrı yaşamış ve ortak hayatı yeniden kuramamıştır. Bu durumda Ahmet, TMK madde 166/4’e dayanarak yeniden boşanma davası açar. Mahkeme yalnızca ortak yaşamın kurulamamış olup olmadığını değerlendirerek karar verir.

Sonuç

TMK madde 166/4, evlilik birliğini fiilen sona ermiş ancak hukuken devam eden durumlar için adil ve pratik bir çözüm sunar. Bu maddeye dayanılarak açılan boşanma davasında tarafların kusurları değil bir yıl boyunca ortak hayatın yeniden kurulamamış olması esas alınır. Evlilik birliğinin gerekliliklerinin yerine getirilmediği durumlarda tarafların hukuken de özgürlüklerine kavuşmasını sağlayan bu düzenleme toplumsal ve bireysel fayda sağlamaktadır.

Bu süreçlerde hukuki yardım alınması, tarafların haklarını korumak açısından büyük önem taşır.

Son olarak görüleceği ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle boşanma davasının bazı şartları bulunmaktadır. Tüm bu süreçte hak kaybına uğramamak için bir avukat ile çalışmanızı tavsiye ederiz.

Hemen bizimle iletişime geçin

📌 Menderes Boşanma Avukatı Av. Ardahan ÇAKIR

📍 Kasımpaşa Mah. 203 Sk. No:1 İç Kapı No:103 Menderes/İZMİR

📞 +90 530 180 82 49

📧 av.ardahancakir@gmail.com

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top